“`html
Bazı yağların kalp sağlığını desteklediği ve beyin fonksiyonlarını geliştirdiği düşünülürken, diğerlerinin ise iltihaplanma ve kalp hastalıklarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Yağların bazıları uzun süre saklandıklarında bozulabilirken, diğerleri belirli pişirme yöntemlerinde kullanılmamalıdır. Çünkü yüksek ısı, sağlığı tehdit edebilecek maddelerin oluşmasına neden olabilir.
Sağlıklı beslenmeye önem veren pek çok birey, uzun yıllardır tercih edilen ayçiçek yağı ve kanola yağından vazgeçerek, hindistancevizi yağı gibi daha popüler seçeneklere yöneliyor.
Bu popüler seçimler, zeytinyağı ve tereyağı gibi geleneksel yağlarla kıyaslandığında gerçekten daha mı sağlıklı? Bu konu merak edilmektedir.
DailyMail’e göre beslenme uzmanları, hangi yağların daha sağlıklı olduğu ve hangilerinden kaçınılması gerektiği hakkında bilgi veriyor. Uzmanlardan Rob Hobson, yağı sıkça eleştirilen bir yağın aslında düşündüğümüz kadar kötü olmadığını belirtiyor.
Zeytinyağı
Birçok kişi zeytinyağını sağlıklı pişirme seçeneği olarak görse de, uzmanlar bu görüşü her zaman desteklemiyor.
Hobson, sızma zeytinyağının sağladığı tekli doymamış yağ ve antioksidanların faydalı olduğunu, ancak yüksek sıcaklıklara maruz kaldığında ideal bir seçenek olmadığını ifade ediyor.
Sızma zeytinyağı, düşük miktarda doymuş yağ içeriyor ve sağlıklı damarlar ile beyin için faydalı olan polifenoller açısından zengin. Ancak aşırı ısıtıldığında bozulma riski taşıyor.
Yağın dumanlanma noktası, düşük kaliteli yağlarda 160°C gibi düşük bir sıcaklıkta olabilirken, kaliteli zeytinyağlarında bu değer 190°C’ye kadar çıkabiliyor. Bu sıcaklıklar aşıldığında yağ, faydalı bileşenlerini kaybetme tehlikesiyle karşılaşır ve sağlığa zararlı radikaller oluşabilir.
Dolayısıyla, zeytinyağı hafif pişirme işlemleri için ideal; ancak sızma çeşitler, salata sosları veya ekmek banma işlemleri için öneriliyor.
Daha yüksek sıcaklıklar için rafine zeytinyağı, daha iyi bir seçenek sunuyor. Rafine zeytinyağının dumanlanma noktası yaklaşık 220°C olup, bu onu sıcak pişirme yöntemleri için uygun hale getiriyor.
Ancak rafinasyon süreci, sızma zeytinyağının içerdiği doğal faydaları azaltır.
Hindistancevizi Yağı
Hindistancevizi yağı çoğu zaman “sağlıklı” bir yağ olarak tanıtılsa da, uzman görüşleri farklılık gösteriyor. Bir yemek kaşığı hindistancevizi yağı, günlük doymuş yağ alımının neredeyse yarısını oluşturuyor.
Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, hindistancevizi yağının %90’ının doymuş yağ olduğunu, bu oranının tereyağından bile yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca, doymuş yağlar kan yağında kolesterol seviyelerini etkileyebilir ve bu durum kalp hastalıkları için bir risk faktörü oluşturabilir.
Hindistancevizi yağı destekçileri, bu yağın faydalarının içeriğindeki laurik asitten geldiğini ileri sürüyor. Bazı araştırmalar, laurik asidin HDL yani “iyi” kolesterol seviyesini artırabileceğini göstermektedir. Ancak, bu konuda kesin bir görüş birliği yoktur.
Uzman Rob Hobson, hindistancevizi yağının kalp sağlığı üzerindeki etkileri konusunda henüz yeterince netliği olmadığını belirtmekte ve bu yağın toplam kolesterol üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulamaktadır.
“Hindistancevizinin her şeyde kullanılmasını istemeyebilirsiniz. Wok yemeklerinde, fırınlamada veya köri pişirmekte harika olabilir ama yumurtanızı onunla kızartmak istemezsiniz.”
Kanola Yağı
Kanola yağı, zeytinyağına alternatif olarak kalp sağlığını destekleyen özellikleriyle öne çıkıyor. Genellikle sızma zeytinyağının daha düşük fiyatıyla marketlerde bulmak mümkün. Tekli doymamış yağ bakımından zengin olan bu yağ, aynı zamanda doymuş yağ oranı da oldukça düşüktür.
Bir porsiyonda yalnızca yaklaşık 1,1 gram doymuş yağ içerirken, omega-3 yağ asidi olan alfa-linolenik asidi de barındırmaktadır. Bu yağ, kalp ve beyin sağlığı için kritik öneme sahiptir.
Rob Hobson, diyetlerde omega-3 eksikliğinin yaygın olduğunu ve bu tür yağların kullanımlarının genel yağ asidi alımını artırmada faydalı olabileceğini ifade ediyor.
Kanola yağının dumanlanma noktası yaklaşık 220°C’dir, bu da onu fırınlama ve kızartma gibi yüksek ısıda pişirme yöntemleri için ideal kılar.
Hem omega-3 hem de omega-6 yağ asitleri içeren bu yağ, dengeli bir omega-3/omega-6 oranına sahiptir.
Omega-6 yağ asitleri sağlıklı beslenme için olumlu etkiler sağlasa da, bazı uzmanlar aşırı alımının iltihaplanmayı artırabileceği konusunda uyarıyor.
Hobson ise bu endişelerin genellikle abartıldığını düşünüyor. “Kanola yağı, omega-6 ile ilişkilendirilmesi nedeniyle haksız yere eleştiriliyor.” diyor.
Circulation dergisinde yayımlanan bir çalışma, orta düzeyde omega-6 alımının kalp-damar hastalıkları ile bağlantılı olmadığını göstermektedir.
Keten Tohumu Yağı
Keten tohumu yağı, yüksek omega-3 yağ asidi içeriği ve sadece 1,6 gram doymuş yağ ile sağlıklı seçenekler arasında yer alıyor.
Fakat, bu yağ oldukça hassastır; dumanlanma noktası yalnızca 110°C civarındadır. Bu sebeple, keten tohumu yağının sadece soğuk yemeklerde veya soslarda kullanılması önerilmektedir.
Ayçiçek Yağı
Son dönemlerde tohum yağları, sosyal medyada sıkça eleştiriliyor. Bazı kullanıcılar bu yağları sağlığa zararlı buluyor.
Eleştirmenler, kanola, mısır ve ayçiçek yağlarını sağlığa zarar veren yağlar olarak nitelendiriyor. Ayçiçek yağının yüksek omega-6 yağ asidi içeriği, bu kötü üne sebep oluyor.
Ancak, Hobson ayçiçek yağının hemen elden çıkarılmasının gereksiz olduğunu öne sürmektedir. Eğer ölçülü kullanılırsa, bu yağ sağlıklı bir seçenek olabilir. Omega-6 içeriği düşük olmakla beraber, dumanlanma noktasıyla fırınlama için uygun bir yaştır.
“`