“Vicdani retçilere hapis cezalarının uygulanması kaygıyı büyütüyor”

“`html

IPS İletişim Vakfı/bianet, sivil toplumu geliştirmek ve etkili iletişim ağlarını artırmak amacıyla Temmuz 2023’ten bu yana organize ettiği Hak Örgütleriyle Buluşmalar serisinin 27. etkinliğini Vicdani Ret İzleme ile düzenledi.

Buluşma, BİA Atölyesi’nde 18 Şubat’ta gerçekleştirildi. IPS İletişim Vakfı/bianet temsilcileri Ceyda Sungur, Vecih Cuzdan ve Evrim Gündüz ile Vicdani Ret İzleme’den Kenan Kahya katıldılar.

Etkinlikte, Türkiye’de vicdani ret hakkının tanınmamasının getirdiği sorunları raporlayan Vicdani Ret İzleme’nin savunuculuğu ve güncel faaliyetleri hakkında bilgiler paylaşıldı.

Üç Aylık Bültenler ve Yıllık Raporlar

2022 yılında faaliyetlerine başlamış olan Vicdani Ret İzleme, vicdani retçilerin ve zorunlu askerlik yükümlülerin maruz kaldığı insan hakları ihlallerini görünür kılmayı hedefleyen bir izleme girişimidir. Bu oluşum, Avrupa Vicdani Ret Bürosu (EBCO) ve Uluslararası Savaş Karşıtları (WRI) ile iş birliği içinde çalışmaktadır.

Vicdani Ret İzleme, zorunlu askerlik yükümlülüğü altında bulunan bireylerin durumlarını, insan hakları ihlallerini ve yargı süreçlerini düzenli olarak takip edip raporlamaktadır. Ayrıca, vicdani ret hakkı ile ilgili yerel ve uluslararası gelişmeleri izleyerek savunuculuğun güçlenmesini amaçlamaktadır.

İnisiyatif, kamuoyunu bilgilendirmek için düzenli olarak üç aylık izleme bültenleri ve yıllık raporlar yayımlarken, saha çalışmalarından elde edilen verileri analiz ederek Türkiye’deki vicdani ret hakkının mevcut durumunu gözler önüne sermektedir.

Sivil Ölüm: Çalışma, Barınma, Sağlık ve Eğitim Üzerindeki Etkileri

Görüşmede gündeme gelen önemli konulardan biri, vicdani ret terimlerinde sıkça bahsedilen “sivil ölüm” kavramıydı. Bu kavram, tek bir alandaki ihlalin ötesinde, bireyi toplumsal yaşamdan dışarı iten çok katmanlı bir yapıyı ifade etmektedir.

Kahya’nın aktardığına göre, “askerlik durum belgesi” gibi idari meseleler sigortalı iş bulma imkanını sürekli kesintiye uğratmakta; barınma ile ilgili kimlik kontrolünde sorunlar yaşanabilmektedir. Ayrıca, sigortasızlık ve ekonomik sıkıntılar sağlık hizmetlerine ulaşım sürecini zorlaştırmakta ve yükseköğretime erişimi engellemektedir.

GBT Kontrolleri ve Sosyal Tedirginlik

2017 yılından bu yana vicdani retçi olan Kahya, artan kolluk kontrollerinin vicdani retçilerin yaşadığı “GBT temelli tacizleri” artırdığını ifade etti. Her kimlik kontrolü yeni bir cezai süreç riski doğurmakta, bu durum gündelik yaşamı sürekli bir kaygı ortamına dönüştürmektedir.

İdari Ceza ve Ekonomik Baskılar

Kahya, zorunlu askerlik yükümlülüğünü yerine getirmeyen bireylere uygulanan idari para cezalarının, vicdani retçilerin üzerindeki ekonomik yükü artırdığını belirtti. Ocak ayındaki resmi verilere göre, 2023-2025 döneminde 117 bin kişiye toplamda 6.5 milyar lira ceza kesilmiştir.

Kolluk güçlerinin yaptığı her kontrol, yeni bir tutanağın ve dolayısıyla yeni bir idari yaptırımın önünü açmaktadır. Bu durum ise zamanla borç yükünü artırmaktadır.

Yargılama Süreçlerindeki Devamlılık

Vicdani ret alanında Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmeleri, yoklama kaçağı ve bakaya gibi fiillerin “kesintisiz suç” olarak kabul edilmesinin yolunu açmıştır. Bu durum, vicdani retçilerin aynı eylemden defalarca yargılanmasına neden olmaktadır.

Kahya, Roma hukukunun temel ilkelerinden birinin ihlal edildiğini vurguladı ve vicdani retçilerin durumu sürekli bir yargı tehdidi altında yaşadığını ifade etti.

Hapis Cezalarının Yeniden Gündeme Gelmesi

Kahya, vicdani retçilere yönelik hapis cezalarının yeniden uygulanmasının kaygı verici olduğunu dile getirirken, geçmişteki idari yaptırımların yerini önemli ölçüde özgürlüğü kısıtlayıcı yargı süreçlerinin almasının kaygıyı artırdığını belirtti.

Kayıtlara geçen yeni hapis cezaları, cezasını tamamlayan vicdani retçilerin yeniden yargılanma riski ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, bireylerin yaşadığı belirsizliği derinleştirmektedir.

Uluslararası Gelişmeler

Vicdani Ret İzleme, uluslararası düzeydeki temaslarını sürdürerek savaş karşıtı networklerle bilgi paylaşımında bulunmaktadır. Avrupa’da zorunlu askerliğin yeniden gündeme gelmesi, vicdani retçilerin hayatlarını zorlaştıran baskının artmasına neden olmuştur.

Vicdani Ret İzleme’yi resmi web sitesinden veya sosyal medya kanallarından takip edebilirsiniz.

Türkiye’de Vicdani Ret Hakkı

Türkiye’de vicdani ret hakkı iç hukukta tanınmamaktadır. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olmasına rağmen, vicdani ret konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Vicdani Ret İzleme’ye göre, devletin bu hakkı tanımaması sebebiyle vicdani retçiler sık sık “yoklama kaçağı”, “bakaya” ya da “firari” statüsünde değerlendirilmektedir. Bu durum, idari para cezaları ve cezai yargılamalarla sonuçlanmaktadır.

“`